MIdtown Hotel
2007 yılında hizmete giren Midtown Hotel’de, 80 Oda ve 24-110 kişi kapasiteli 4 adet toplantı salonu, Türk ve Dünya mutfaklarından örneklerin sunulduğu, mutfağında ödüllü aşçıların yemek yaptığı 1 restaurantı ve 1 café hizmet veriyor.
Haberdar Ol

Newsletter almak için kayıt olun

NEDEN MIDTOWN HOTEL?
0
THE SUMMER HAS COME… SO, WHICH FISH SHALL WE EAT IN THIS SEASON?
Posted 20 Haziran 2018 / By MidtownHotelBlog / Genel

Fishery is one of the most important activities in our country that is surrounded on three sides by the sea. Adding to this the fact that different seas such as the Black Sea, Marmara Sea, Aegean Sea and Mediterranean Sea are the homes for various fish species, we actually face a rich fish culture. So, which fish shall we bring to our tables during these summer months? In this article, we will try to answer the question of “Which fish shall we eat in summer?”.

Balıkçılık, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin önemli etkinliklerinden biri. Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz gibi farklı denizlerin çok çeşitli balıklara yurt olduğu gerçeği de buna eklenince karşımıza zengin bir balık kültürü çıkıyor aslında. Peki yazın geldiği şu aylarda sofralarımıza hangi balıkları konuk etmeliyiz? İşte bu yazımızda “Yazın hangi balıkları yemeliyiz?” sorusuna yanıt vermeye çalışacağız.

balık

 

Fishing ban is applied during specific periods of the year, such as the spawning and growth period of the fish, in order not to interrupt Turkey’s rich fish population. For this reason, it is not possible to eat any fish at any time. Actually, the right thing to do is to eat every fish in its own season. Fish get tastier when they reach a certain size, in other words, when they fatten. The fishing ban which started on April 15 will continue until September.

However, this does not mean that we cannot eat fish during the summer. The said ban applies to fishing in the open sea with boats and nets. There is no ban on handline fishing. Various fish, one tastier than the other, continue to be caught especially in many coastal districts of Istanbul throughout the summer. Now let’s have a look at the fish that we can eat in these months.

Türkiye’nin zengin balık popülasyonunu sekteye uğratmamak adına, balıkların üreme büyüme gibi dönemlerine göre yılın belli dönemlerinde balık avlama yasağı konulmakta. Bu nedenle her balığı her zaman yemek mümkün değil. Zaten doğru olan da her balığı kendi mevsiminde yemek. Balıklar belli bir büyüklüğe gelince, yani yağlanınca daha lezzetli oluyorlar. 15 Nisan’da başlayan av yasağı Eylül ayına kadar devam edecek.

Ama bu yaz boyunca balık yiyemeyeceğiz anlamına gelmiyor. Söz konusu yasak tekneler ve ağ ile açık denizlerde yapılan balıkçılık için geçerli. Olta balıkçılığında bir yasak yok. Özellikle İstanbul’da pek çok sahil semtinde birbirinden güzel balıklar yazın da tutulmaya devam ediliyor. Hadi gelin şimdi bu aylarda yiyebileceğimiz balıklara bakalım.

balık

 

JUNE: Whomever you ask, they will give you the same answer. June is an unfruitful month regarding the fish. Fish like sea bass, mullet and red mullet may be found, but they are scarce and expensive. The best fish in June are leer fish, scorpion fish, swordfish, tuna fish, sea bream and eel. Besides, crab and lobster may be eaten in this month. Anchovy, mendole, turbot, grey mullet, sea bass, bluefish, bonito and sardine may not be preferred to be eaten.

HAZİRAN: Kime sorarsanız aynı yanıtı verir. Haziran balık açısından bereketsiz bir aydır. Levrek, barbun, tekir gibi balıklar bulunur fakat az ve pahalıdırlar. Haziran ayının en iyi balıkları: Akya, iskorpit, kılıç, orkinos, tranca, yılan balığıdır. Ayrıca pavurya ve ıstakoz da bu ayda gönül rahatlığı ile yenebilir. Hamsi, izmarit, kalkan, kefal, levrek, lüfer, palamut, sardalya yenmese de olur.

balık

 

JULY: July is the month when the sardine season starts. Horse mackerel and mackerel are in ideal condition for pan frying. The best fish of the season are leer fish, sea bream, scorpion fish, black bream, swordfish, red seabream, tuna fish, salmon and aegean tuna. Besides, crab and lobster may be eaten. It is better to avoid eating anchovy, mendole, turbot, sea bass, bluefish, bonito and eel for a while longer.

TEMMUZ: Sardalya mevsiminin başladığı aydır Temmuz. İstavrit ve uskumru da tava için ideal hale gelmiştir. Akya, çipura, iskorpit, karagöz, kılıç, mercan, orkinos, somon, trança mevsimin en iyi balıklarıdır. Istakoz ve pavuryayı rahatlıkla yiyebilirsiniz. Hamsi, izmarit, kalkan, levrek, lüfer, palamut ve yılan balığından bir süre daha uzak durmak en iyisi.

balık

 

AUGUST: August is the month when sardine is the most delicious. Baby bonito starts to be available late in the month. Leer fish, red mullet, seabream, black bream, swordfish and red sea bream may be eaten. Anchovy, mendole, turbot, gray mullet, sea bass, bluefish, bonito and eel may not be preferred to be eaten.

AĞUSTOS: Sardalya sezonunun en lezzetli dönemidir. Çingene palamutu ayın sonuna doğru çıkmaya başlar. Akya, barbun, çipura, karagöz, kılıç, mercan balığı yenebilir. Hamsi, izmarit, kalkan, kefal, levrek, lüfer, palamut, yılan yenmese de olur.

balık

 

Now let’s have a look at the places in Istanbul where people meet to enjoy fishing from the sunrise until the sunset by casting their fishing lines into the sea… Fish may be caught in almost everywhere in Istanbul. However, you may encounter the people fishing mostly in the coasts of Kuzguncuk, Galata Bridge, Sarayburnu, Ahırkapı, Tarabya, Bebek, Arnavutköy, Rumelihisarı and the coasts of Çubuklu Bay, Küçüksu, Kandilli and Kuleli.

 

Who knows, maybe you will buy a simple fishing rig and spend your weekend enjoying fishing at a beautiful coast, wouldn’t you?

Gelelim İstanbul’da güneş doğarken oltalarını denize sallayıp, güneş batana kadar balık tutma keyfini yaşayanların buluştuğu yerlere… İstanbul’da neredeyse her yerde balık tutulur. Ama en çok, Kuzguncuk, Galata Köprüsü, Sarayburnu, Ahırkapı, Tarabya, Bebek, Arnavutköy, Rumelihisarı sahilleri ile Çubuklu Koyu, Küçüksu, Kandilli, Kuleli sahillerinde balık tutanlara rastlayabilirsiniz.

 

Kim bilir belki siz de basit bir olta takımı alır, hafta sonunuzu sahilde balık peşinde geçirirsiniz, belli mi olur?

0
5 Finest Things to do in Istanbul
Posted 9 Haziran 2018 / By MidtownHotelBlog / Genel

Istanbul which is one of the most beautiful cities of the world owes its fascination to its unique sites, those living in it and of course the things that can be done in it. In this article, we have listed 5 of the finest things to do in Istanbul before the summer heat presses hard. Undoubtedly, a distinct beauty is hidden in every corner of Istanbul, but be sure that you will meet a completely different Istanbul when you do these 5 fine things.

Dünyanın en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul, büyüleyiciliğini içindeki eşsiz mekanlara, oralarda yaşayanlara ve tabii ki yapılanlara borçlu. Biz yaz sıcakları bastırmadan, İstanbul’da yapılabilecek en güzel 5 şeyi sıraladık bu yazımızda. Şüphesiz İstanbul’un her köşesi başka bir güzellik saklıyor ama bunları yapınca emin olun bambaşka bir İstanbul ile tanışacaksınız.

6_marti

Throw bagels to the seagulls from the ferry

Throw bagels to the seagulls while crossing from Uskudar to Eminonu or from Besiktas to Kadikoy by ferry. Have one bagel for you and one for the beautiful birds of the city. They will sometimes even fight each other to get the bagel that you have thrown, sometimes they will approach you and get the food out of your hands…

Vapurdan martılara simit atın

Üsküdar’dan Eminönü’ne ya da Beşiktaş’tan Kadıköy’e vapurla geçerken martılara simit atın. Bir simit kendinize alın bir simit de şehrin güzel kuşlarına. Kimi zaman sizin attığınız simit için kavga edecekler; kimi zaman ise gelip elinizden yiyecekler simitleri…

6_sincap

Feed the squirrels in Yildiz Park

Istanbul is a city where not only cats and flab and grumpy dogs strolling around like the masters of the city but also other animals live. Squirrels are one of those animals. Those who cannot conceive seeing a squirrel just in the city center should immediately go to Yildiz Park. After taking a good walk in the park, take care to feed the squirrels you will see while drinking your tea during the break that you take in one of the kiosks spread all over the park.

Yıldız Parkı’nda sincap besleyin

İstanbul sadece şehrin efendisi gibi dolaşan kediler ve şişman huysuz köpeklerin değil başka hayvanların da yaşadığı bir kent. Sincaplar da onlardan. Şehrin göbeğinde ne sincabı diyecek olanlar hemen Yıldız Parkı’na gitsin, doyasıya yürüyüp parkın içine dağılmış köşklerde birer çay molası verirken karşınıza çıkan sincapları beslemeyi de sakın ihmal etmeyin.

6_masumiyet

Visit the Museum of Innocence in Cukurcuma

Hasn’t the time come for showing the interest to Cukurcuma, the rising value of Istanbul, that it deserves with its antique shops, old but restored houses, cafes and art galleries. Breath its Bohemian atmosphere and stroll around its streets pounded by cats, sip your coffee in the 3rd generation cafes… Then visit the museum created by Orhan Pamuk, Nobel Prize winner and our source of pride, with inspiration from his book Museum of Innocence.

Çukurcuma’da Masumiyet Müzesi’ni gezin

Antikacı dükkanları, eski ama restore edilmiş evleri, cafeleri ve sanat galeri ile İstanbul’un yeni yükselen değeri Çukurcuma’ya hakettiği ilgiyi gösterme zamanı gelmedi mi? Bohem havasını soluyarak kedilerin arşınladığı sokakları dolaşın, 3. Nesil Kahvelerde kahvenizi yudumlayın… Sonra Nobel ödüllü gururumuz Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi kitabından yarattığı müzeyi gezin.

 6_burgaz

Watch the sunset in Burgazada

Prince Islands are the princes of Istanbul. A distinct beauty is hidden in each of them. They wrap themselves up in a distinct beauty in every season. Get on the ferry going to the Prince Islands this weekend, and get off the ferry in Burgazada… Walk towards Kalpazankaya and watch the magnificient sunset there.

Burgazada’da güneş batışını seyredin

İstanbul’un prensleridir Adalar. Her birinde ayrı bir güzellik gizlidir. Her mevsim başka bir şekilde güzelliğe bürünürler. Bu hafta sonu Adalar vapuruna atlayın, Burgazada’da inin… Kalpazankaya’ya doğru yürüyün ve o muhteşem gün batımını bir de burada izleyin.

6_midtown

Spend the night in Midtown Hotel

Midtown Hotel located in Talimhane region of Taksim, which is one of the most central districts of Istanbul, is at a walking distance from the cultural, entertainment and shopping centers and it is at your disposal with 53 Deluxe rooms, 6 Deluxe rooms with Bosphorus view, 7 Corner Suite rooms and 14 Greenworks rooms which present you the comfort of your home in the center of Istanbul.

Geceyi Midtown Hotel’de geçirin

İstanbul’un en merkezi noktalarından Taksim’in Talimhane bölgesinde bulunan Midtown Hotel, kültür, eğlence ve alışveriş merkezlerine yürüme mesafesinde. Üstelik İstanbul’un kalbinde, evinizdeki rahatlığı bulabileceğiniz 53 Deluxe oda, Boğaz manzaralı 6 Deluxe oda, 7 Köşe Süit odası ve 14 Greenworks odası ile hizmetinize hazır.

0
Tunnel, the Second Oldest Subway of the World, is 143 Years Old
Posted 7 Haziran 2018 / By MidtownHotelBlog / Genel

Tunnel, the second oldest subway of the world, which was put into service in 1875, twelve years after the London subway, is 143 years old this year. Let’s get to know Tunnel, which plies between Karakoy and Beyoglu through a distance of 573 meters in 90 seconds for 200 times and carries about 12,000 passengers a day.

Londra metrosundan on iki yıl sonra 1875’de hizmete giren ve dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel, bu yıl 143. yaşında. Gelin, Karaköy ile Beyoğlu arasındaki 573 metrelik mesafeyi 90 saniyede alan ve günde ortalama 200 sefer yaparak 12 bin dolayında yolcu taşıyan Tünel’i tanıyalım.

tünel istanbul ulaşım

The construction of Tunnel started with the initiative taken by the French engineer Eugene Henri Gavand. Gavand, who came to Istanbul as a tourist, designed a railway project connecting Galata, the commercial and banking center of that period, to Pera, the heartland of the social life, and came into the presence of the Ottoman Sultan Abdulaziz.

Tünel’in inşaatı Fransız mühendis Eugene Henri Gavand’ın girişimleriyle başlar. İstanbul’a turist olarak gelen Gavand, dönemin ticaret ve bankacılık merkezi Galata ile sosyal hayatın kalbinin attığı Pera’yı birbirine bağlayacak bir demiryolu projesi hazırlayarak Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz’in huzuruna çıkar.

tünel istanbul ulaşım

Following the approval of the Sultan, Tunnel was built on a build-operate-transfer basis in 4 years and put into service on January 17, 1875. Wooden wagons of the steam operated Tunnel which were open on both sides when Tunnel went into operation, were lighted by gas lamps.

Padişahın onayı üzerine Tünel, yap-işlet-devret modeliyle 4 yılda inşa edilerek 1875 yılının 17 Ocak tarihinde hizmete açılır. Buharlı sistemle çalışan Tünel’in sefere başladığında iki tarafı açık olan ahşap vagonları gaz lambalarıyla aydınlatılmaktadır.

tünel istanbul ulaşım

Tunnel, which was opened with a magnificent ceremony, did not enjoy the expected interest from the inhabitants of Istanbul in the first days, to the extent that the demand of people for Tunnel was so poor due to its being an underground transport system that the operating company became forced to carry goods and even animals with additional wagons in order to cover its expenses. However, this situation did not last very long and people who recognized the comfort provided by Tunnel began preferring to use it for travelling between Karakoy and Beyoglu in a short time after buying the tickets with the price of 2 kurush.

Muhteşem bir tören ile açılan Tünel ilk günlerde İstanbullulardan beklenen ilgiyi göremez. O kadar ki halk Tünel’e yeraltından gittiği için rağbet etmez, Şirket ise masrafları karşılamak için ek vagonlarla eşya hatta hayvan taşımak zorunda kalır. Bu durum çok uzun sürmez, Tünel’in rahatlığını fark edenler 2 kuruşluk biletlerden alıp Karaköy’den Beyoğlu’na kısa sürede ulaşmayı tercih eder.

tünel istanbul ulaşım

Tunnel was electrified in the year 1911. Its operation was interrupted for a definite period of time due to impossibility of purchasing the spare parts during the Second World War years. Tunnel was completely renovated in the year 1971.

1911 yılında elektrikli hale getirilir. İkinci Dünya Savaşı yıllarında yedek parçaları satın alınamadığı için bir süre çalışamaz Tünel. 1971 yılında ise tamamen yenilenir.

tünel istanbul ulaşım

Tunnel is the world’s second and Turkey’s first subway. Tunnel, which takes the distance of 573 meters between Karakoy and Beyoglu in 90 seconds, today plies 200 times between these quarters and carries approximately 12,000 passengers a day.

Tünel, dünyanın ikinci, Türkiye’nin ise ilk metrosudur. Bugün Karaköy ile Beyoğlu arasındaki 573 metrelik mesafeyi 90 saniyede kat eden Tünel, günde ortalama 200 sefer yaparak 12 bin dolayında yolcu taşımaktadır.

 

 

0
Don’t think there wouldn’t be a Second Hand Festival!
Posted 2 Haziran 2018 / By MidtownHotelBlog / Genel

You may think the second hand is a concept related to cars only. However, in our day when consumption has gone wild, the second hand objects create a brand new experience. In this article, we will tell you about the Second Hand Festival which will be organized for the 10th time in Istanbul this year.

Second hand is an approach based on re-using what is available. The Second Hand Festival to be organized for the 10th time in Istanbul this year is based on the slogan “Don’t throw away, re-use. Decrease consumption… Be happy!”

The two-day festival, which was participated by tens of thousands of people in the previous years, is going to take place in Uskumruköy Quarter in Kilyos on the dates of June 2-3, Saturday and Sunday.

During the festival, which will take place in an area surrounded by forest with free-of-charge entry, it is targeted to create awareness by drawing attention to consumption through the booths allocated to antiques, designer products and charities as well as the second hand objects.

Who knows, maybe you too will go to Kilyos this weekend and enjoy the Second Hand Festival.

ikinci_el

Siz belki ikinci elin otomobil ile ilgili bir kavram olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Ancak tüketimin çılgınlığa döndüğü günümüzde ikinci el eşyalar bambaşka bir deneyim yaratıyorlar. Bu yazımızda İstanbul’da bu yıl 10. kez gerçekleşecek olan İkinci El Festivali’nden söz edeceğiz.

İkinci el var olanın yeniden değerlendirilmesi ilkesine dayanan bir yaklaşım. İstanbul’da bu yıl 10. kez gerçekleşecek olan İkinci El Festivali’de “atma, değerlendir. Tüketimi azalt… Mutlu ol!” sloganı ile yola çıkıyor.

Geçtiğimiz yıllarda on binlerce kişinin katılımıyla renklenen iki günlük festival bu sene 2-3 Haziran Cumartesi ve Pazar günü Kilyos’da Uskumruköy Mahallesinde gerçekleşecek.

Ormanla çevrili alanda, girişlerin ücretsiz olduğu festival, ikinci elin yanı sıra, antikacılar, tasarım ürünleri ve yardım kuruluşları standları ile tüketime dikkat çekerek farkındalık yaratmayı hedefliyor.

Kim bilir belki siz de bu hafta sonu Kilyos’a gider, İkinci El Festivali’nin tadını çıkartırsınız.

0
An art of glass against evil eyes: Evil Eye Amulet
Posted 1 Haziran 2018 / By MidtownHotelBlog / Genel

Now you can see the Evil Eye Amulet not only when you come to Istanbul, but everywhere in the world. For instance, Kim Kardashian has been photographed many times while wearing jewelery with evil eye amulet… And the fashion model Gigi Hadid has announced that she will start the production of “Eye” themed shoe models. What makes the Evil Eye Amulet this much interesting? In this article, we will tell you about Evil Eye and Evil Eye Amulet.

Artık sadece İstanbul’a geldiğinizde değil dünyanın her yerinde rastlayabilirsiniz Nazar Boncuğuna. Kim Kardashian birçok kez nazar boncuklu takılarıyla görüntülendi mesela… Ya da manken Gigi Hadid de “Göz” temalı ayakkabı modelleri üreteceğini duyurdu. Peki nedir Nazar Boncuğunu bu kadar ilgi çekici kılan şey? Bu yazımızda sizlere Nazar ve Nazar Boncuğundan söz edeceğiz.

nazar bonucuğu amulet

 

Do you know the meaning of the blue glass beads that you see everywhere you go to in Istanbul? In Turkish, “evil eye” means the “striking and malignant force in the glances of a person, which is believed to give harm to persons, especially children, pets, houses, properties and even objects.” Therefore, it has been a widespread tradition to put Evil Eye Amulet on the newborns and to give Evil Eye Amulet as a gift.

İstanbul’da her gittiğiniz yerde karşınıza çıkan bu cam boncuklarının anlamını biliyor musunuz? Türkçede Nazar, “kem göz” anlamına gelir ve “İnsanlara, özellikle çocuklara, evcil hayvanlara, eve, mala mülke, hatta cansız nesnelere de zarar verdiğine inanılan bakıştaki çarpıcı ve öldürücü güç” olarak yorumlanır. O yüzden yeni doğan çocuklara Nazar Boncuğu takmak, hediye olarak Nazar Boncuğu almak çok yaygın bir gelenek olmuştur.

nazar bonucuğu amulet

Today, celebrities like Rihanna, Shakira, Naomi Campbell, Kim Kardashian and Gigi Hadid have made Evil Eye Amulet fashionable all over the world. However, evil eye is not a custom only seen in the Turkish tradition. Powerful talismans protecting against the evil have existed in many cultures and religious beliefs throughout the history. It is known that the Evil Eye Amulet which has been used for 3000 years in Anatolia had in fact come from the Ancient Egyptian culture.

Bugün Rihanna, Shakira, Naomi Campbell, Kim Kardashian ya da Gigi Hadid gibi ünlüler Nazar Boncuğunu tüm dünyada moda yaptılar. Ancak Nazar ya da kem göz sadece Türk geleneklerinde rastlanılan bir adet değil. Tarih boyunca, pek çok kültürde ve dinsel inançta, kötülükleri savan güçlü tılsımlar var olmuştur. Anadolu coğrafyasında 3000 yıldır kullanılmakta olan nazar boncuğunun aslında Antik Mısır kültüründen geldiği biliniyor.

nazar bonucuğu amulet

The round shape of the Evil Eye Amulet, which is shaped by the perfect harmony of the various tones of blue, white and sometimes yellow, also has a meaning. Evil Eye Amulet is actually made in the shape of an eye in order to protect against the evil eyes. As its intended purpose is to eliminate the effects of negative energy, it also brings along a religious meaning. Therefore, it is not surprising to see the Evil Eye Amulet along with prayers, icons, hand symbols called hamsa, horseshoes and brooms.

Mavinin çeşitli tonları, beyaz ve kimi zaman da sarı rengin eşsiz uyumu ile biçimlenen Nazar Boncuklarının yuvarlak şeklinde olması da ayrı bir anlam taşıyor tabi ki. Nazar Boncuğu kem gözleri engellemesi için göz şeklinde yapılıyor aslında. Kullanım amacı negatif enerjinin etkilerini ortadan kaldırmak olunca dinsel bir anlam da beraberinde geliyor. Bu yüzden Nazar Boncuklarını bugün dualar, ikonalar, hamse de denilen el sembolleri, at nalları ve süpürgelerle birlikte görmeniz hiç şaşırtıcı değil.

nazar bonucuğu amulet

Today, Evil Eye Amulets, these attractive blue glass beads, are part of our daily lives, regardless of whether they are used for belief, as a tradition or as an ornament… You can also buy Evil Eye Amulets for yourself and your loved ones as a souvenir when you come to Istanbul.

Günümüzde ister inanç, ister gelenek, isterse süs eşyası olarak kullanılıyor olsun Nazar Boncuğu dikkat çeken mavi cam küreler olarak günlük yaşamın içinde yer alıyorlar… Siz de İstanbul’a geldiğinizde hem kendinize, hem de hatıra olarak sevdiklerinize armağan etmek için Nazar Boncuğu alabilirsiniz.

0
ISTANBUL IS DIFFERENTLY BEAUTIFUL IN RAMADAN!
Posted 28 Mayıs 2018 / By MidtownHotelBlog / Genel

Leaving her mark in the world history, Istanbul is decorated with beauties special to her in each season of the year. And she becomes still more beautiful in Ramadan, which is more valuable than all the other months for the Islamic world. In this article, we will tell you about the sights to see and things to do in Istanbul especially in Ramadan. For those who would like to visit sacred places in the city, join colorful events, discover the cultural riches of Istanbul in short, we have selected 3 different places to visit in Ramadan from all corners of this legendary city!

Dünya tarihine damga vuran İstanbul, yılın her mevsimi kendine has güzelliklerle donanıyor. İslam dünyası için tüm aylardan daha değerli Ramazan ayında ise bir kat daha güzelleşiyor. Bu yazıda sizlere İstanbul’da özellikle Ramazan’da görülmesi ve yapılması gerekenlerden söz edeceğiz. Şehirdeki kutsal mekanları ziyaret etmek, birbirinden renkli etkinliklere katılmak, kısaca İstanbul’un kültürel zenginliklerini keşfe çıkmak isteyenler için bu efsanevi şehrin dört bir yanından Ramazan’da gezilebilecek 3 farklı mekanı seçtik!

EYUP SULTAN

Eyüp Sultan Camii

Eyup Sultan Cemetery and Mosque, which also gives its name to a district of Istanbul on the coast of the Golden Horn, host numerous visitors all year round. Visiting Eyup is especially one of the constants of Ramadan.

Our most important recommendation to those who visit Eyup is to reserve one full day to this place. Because Eyup Sultan, where each moment is full of a different delight, provides you with the opportunity to come at night and have sahur meal until the abstinence time, perform the morning prayer with the community there after the abstinence time, watch the unique panorama of the Golden Horn from Pierre Loti Hill, named after the famous French novelist Pierre Loti who spent time and wrote his novels there while he lived in Turkey, visit the tomb of Abu Ayyub al-Ansari, and then break your fast, and perform the tarawih prayer in this historical mosque.

İstanbul’un Haliç kıyısında bir ilçeye de ismini veren Eyüp Sultan Kabristanı ve Camii, tüm yıl boyunca çok sayıda kişiyi misafir eder. Ancak Ramazan ayının değişmezlerinden biri Eyüp’e gitmektir.

Eyüp’e gelenlere en önemli tavsiyemiz, bir günü buraya ayırmanız. Zira her anı ayrı bir zevk ile dolu olan Eyüp Sultan’da; gece gelip imsak vaktine kadar sahurunuzu yapabilir, imsaktan sonra sabah namazınızı buradaki cemaat ile kılabilir, ünlü Fransız yazar Piyer Loti’nin Türkiye’de yaşadığı sırada zaman geçirdiği, romanlarını yazdığı ve bugün kendi adını taşıyan tepeye çıkıp Haliç’in eşsiz panoramasını izleyebilir, Eby Eyyüp El Ensari’nin türbesini ziyaret edebilir, sonrasında iftarınızı yapıp teravih namazınızı bu tarihi camide kılabilirsiniz.

TOPKAPI PALACE

Topkapı Sarayı

Topkapı Palace, from where the Ottoman sultans ruled the empire expanding over three continents after 1453, attains a unique richness with the Islamic Sacred Relics exhibited during the Ramadan month. In the Privy Chamber at the center of the Palace, numerous items named the Sacred Relics are open to visit only during the Ramadan month. The Sacred Relics include items belonging to the Prophet of Islam Hz. Muhammad, his companions, and some other prophets. Those who would like to see the hair from the Prophet’s beard, his footprint, a piece from his tooth, soil from his grave, his swords and other items, can visit the Privy Chamber during the Ramadan month.

Osmanlı sultanlarının 1453’den sonra üç kıtaya yayılan imparatorluğu yönettikleri Topkapı Sarayı Ramazan ayında sergilenen Kutsal Emanetlerle bambaşka bir zenginliğe kavuşuyor. Saray’ın kalbindeki Has Oda’da, Emanat-i Mübareke yani Kutsal Emanetler diye anılan çok sayıda eşya sadece Ramazan’da ziyetetçilere açılır. Kutsal Emanetler’de, İslam Peygamberi Hz. Muhammed’e, dostlarına ve bazı başka peygamberlere ait eşyalar bulunur. Peygamberin sakalı, ayak izi, dişinin parçası, kabir toprağı, kılıçları ve başka eşyalarını görmek isteyenler Ramazan ayında Has Oda’yı ziyaret edebilirler.

BEYLERBEYİ HAMİD-İ EVVEL MOSQUE

Beylerbeyi Hamid-i Evvel Cami

Beylerbeyi, one of the most beautiful districts of the Bosphorus, includes a 240-year old mosque on its coast. Hamid-i Evvel Mosque, named after Sultan Abdul Hamid I who had this uniquely beautiful mosque built for his mother Rabia Hatun, is one of the mosques carrying on the spirit of Ramadan. Hamid-i Evvel Mosque, where both the Bosphorus winds and the sunshine bundle you up due to being located on the coast, is also one of the unique places the TV channels prefer to shoot their Ramadan programs.

Boğaz’ın en güzel semtlerinden biri olan Beylerbeyi, sahilinde 240 yıllık bir de camiyi barındırır. Bu az bulunur güzellikteki ibadethaneyi Annesi Rabia Hatun için yaptıran Padişah I. Abdülhamid’in adını taşıyan Hamid-i Evvel Camii Ramazan ruhunu yaşatan camilerdendir. Sahilde bulunduğu için hem boğaz rüzgarlarının hem de güneş ışığının sizi sarıp sarmaladığı Hamid-i Evvel Camii televizyon kanallarının da Ramazan programlarını yapmak için seçtiği benzersiz mekanlardan biri.

0
A DROP OF PLEASURE: TURKISH COFFEE
Posted 24 Mayıs 2018 / By MidtownHotelBlog / Genel

Wherever you go in the world, you can drink various coffees in many ways – some are just the same as each other and some are very different. However, just one of them is totally different from all the others in roasting and grinding of the coffee beans as well as cooking and presentation of the coffee itself; it is a long and pleasant ceremony…

Your guess is correct. In this article, we will tell you about Turkish Coffee, which was included in the “Intangible Cultural Heritage” list of UNESCO in 2013.

Dünyanın neresine giderseniz gidin, kimi birbirinin aynı, kimi diğerlerinden çok farklı pek çok şekilde kahve içebilirsiniz. Ancak bunlardan birisi var ki kahve çekirdeklerinin kavrulması, çekilmesi, pişirilmesi ve sunumuyla hepsinden farklı; uzun ve keyifli bir seremoni…

Tahmininiz doğru. Bu yazımızda sizlere 2013 yılında UNESCO’nun “Somut Olmayan Kültürel Miras” listesine de giren Türk Kahvesinden söz edeceğiz.

turkish coffee

For the last 500 years, Turkish Coffee has been an integral part of the cultural past and social history for Turks. Coffee, with which the people living in this country became acquainted in the 16th century, has found a place for itself in the meetings of friends, played the leading role in the hosting of guests, and become one of the most important images of the social life and even the literature in the course of time.

Son 500 yıldır, Türk Kahvesi, Türkler için kültürel geçmişin, sosyal tarihin ayrılmaz bir parçası. Bu topraklarda yaşayanların 16. yüzyılda tanıştığı kahve, aradan geçen yıllarda dost meclislerinde kendisine yer buldu, konukların ağırlanmasında başrolü oynadı, sosyal hayatın ve hatta edebiyatın önemli imgelerinden biri halini aldı.

turkish coffee2

Fried dishes, olive oil dishes, savory pastries, stuffed vegetables, rice… No taste drunk after those heavy meals special to Turkish cuisine can replace Turkish Coffee. Coffee is not just a means to joyful conversations, but also a pleasant taste easing the stomach, driving the sleep away and soothing the body simultaneously.

Kızartmalar, zeytinyağlılar, börekler, dolmalar, pilavlar… Türk mutfağının kendine has ağır yemeklerinden sonra içilen hiçbir tat Türk Kahvesi’nin yerini doldurmaz. Kahve sadece keyifli sohbetler için bir aracı değil, mideyi rahatlatacak bir tat, hem uykuyu gideren hem de bünyeyi yatıştıran keyifli bir lezzettir.

turkish coffee3

Coffee, which had come to Istanbul from Yemen, was being cooked painstakingly and served to the Sultan in the magnificent halls of Topkapi Palace by a team of 40 coffee masters who were permanent staff of the palace. Naturally, a coffee outbreak, so to speak, had started not only in the Palace and mansions but in the entire city thanks to the coffee houses the first one of which was opened in Tahtakale in 1554.

İstanbul’a Yemen’den gelen kahve, Topkapı Sarayı’nın ihtişamlı salonlarında, 40 kişilik kadrolu kahve ustaları tarafından özenle pişirilip Sultan’a servis ediliyordu. Tabi sadece Saray’da, konaklarda değil ilki 1554 yılında Tahtakale’de açılan kahvehaneler sayesinde tüm şehirde deyim yerindeyse bir kahve salgını başlamıştı.

turkish coffee4

If Europe has plenty of coffee shops today, the world owes this to the Ottoman Empire. The Ottoman Army, which was defeated and retreated following the second siege of Vienna, left its sacks of coffee stock there, and thus the Europeans met coffee in 1683.

Bugün Avrupa’da pek çok kahve dükkanı varsa, dünya bunu da Osmanlı’ya borçlu. Viyana’nın ikinci kez kuşatmasının ardından da bozguna uğrayıp geri çekilen Osmanlı Ordusu, yanında taşıdığı çuvallarla kahve stoğunu da orada bırakmış böylece Avrupalılar 1683’de kahve ile tanışacaktı.

turkish coffee5

Almost a panacea thanks to its caffeine and other ingredients, Turkish Coffee plays an important role in reinforcing the intellectual activities, driving the sleepiness away, improving the social aspects, decreasing the hypertension, mitigating the depression, reinforcing the bones, and accelerating metabolism.

İçerdiği kafein ve bileşenlerle neredeyse her derde deva olan Türk kahvesi; zihinsel aktiviteleri güçlendirmede, uyanık kalmayı sağlamada, sosyal yönü geliştirmede, yüksek tansiyonu azaltmada, depresyona karşı etkide, kemiklerin güçlenmesinde ve metabolizmayı hızlandırmada önemli bir role sahiptir.

turkish coffee6

If you ask what is the peculiarity of Turkish Coffee that is so much useful… According to the experts, it is necessary to pay attention to the following points to cook a good Turkish Coffee: First of all, you must have freshly ground coffee. The best way to achieve this is to grind the roasted coffee beans you bought yourself just before cooking a coffee… Secondly, copper coffee pot and porcelain coffee cup are sine qua non to savor the real taste of coffee… The third point is the water you use to cook coffee. For a good Turkish Coffee, never use tap water, use only and absolutely drinking water. The rest is your skill you will display while cooking the coffee.

In the meantime, let’s add it … The cafe in Midtown Hotel’s lounge is one of the most enjoyable getaway points in Istanbul with its light and comfortable atmosphere where you can take a day’s tiredness with a traditional cup of Turkish tea.

Peki bu kadar faydalı olan Türk kahvesinin özelliği nedir derseniz… İyi bir Türk Kahvesi yapmak için şunlara dikkat etmek gerekiyor uzmanlara göre: Öncelikle kahveniz taze olmalı. Bunun en iyi yolu kavrulmuş çekirdek halinde aldığınız kahveyi pişirmeden önce kendinizin öğütmesi… İkinci olarak bakır cezve ve porselen bir bardak kahvenin tadını almak için şart… Üçüncüsü ise kahveyi pişirdiğiniz su. Asla musluktan koymamalı, mutlaka içme suyu kullanılmalı iyi bir Türk kahvesi için. Gerisi sizin kahveyi pişirirken göstereceğiniz hünere kalmış.

Bu arada, unutmadan ekleyelim… Midtown Hotel’in lounge’ında yer alan cafemiz, geleneksel bir fincan Türk kahvesini içerek günün yorgunluğunu atabileceğiniz aydınlık ve rahat atmosferi ile İstanbul’un en keyifli kaçış noktalarından biri.

0
RAMADAN MONTH EXCITEMENT AT MIDTOWN HOTEL!
Posted 9 Haziran 2017 / By MidtownHotelBlog / Genel

This year, Midtown Hotel’s iftar menus are very rich as well as every year. We have to different menu options for iftar and each one of them has very savory traditional Turkish dishes.

More Restaurant İftar Menu:

  • Gourmet İftar Dish
  • Lentil Soop with Vegetables
  • Rolled Pastry with Spinach and Feta Cheese
  • Shepherd’s Salad
  • Lamb in Tandori Cooked with Ayran
  • Rose Pudding with Ice Cream
  • Drinks
  • Bread Alternatives

Menu Price: 60 TL

Garden Iftar Menu:

  • Gourmet Iftar Dish
  • Tomato Soup with Vermicelli
  • Hand Made Mantı
  • Season’s Salad
  • Chicken Gratin with Aubergine Puree
  • Fig Spread
  • Drinks
  • Bread Altenatives

Menu Price: 55 TL

hurma-1

Her sene olduğu gibi bu sene de en zengin iftar sofraları Midtown Hotel’de kuruluyor. İki ayrı menü seçeneğimiz ve her birinde lezzetli geleneksel Türk yemekleri bulunuyor.

More Restaurant İftar Menüsü:

  • Gurme İftar Tabağı
  • Sebzeli Mercimek Çorbası
  • Ispanaklı, Feta Peynirli Kol Böreği
  • Çoban Salata
  • Ayran İle Pişmiş Kuzu Tandır
  • Dondurmalı Güllaç
  • İçecekler
  • Ekmek Çeşitleri

Menü Ücreti: 60 TL

Bahçe İftar Menüsü:

  • Gurme İftar Tabağı
  • Tel Şehriyeli Domates Çorbası
  • El Yapımı Ev Mantısı
  • Mevsim Salata
  • Beğendili Tavuk Graten
  • İncir Uyutması
  • İçecekler
  • Ekmek Çeşitleri

Menü ücreti: 55 TL

0
IT’S JUDAS TREE TIME IN ISTANBUL!
Posted 21 Nisan 2017 / By MidtownHotelBlog / Genel

For its legendary beauty, the Bosphorus is one of the most beautiful points of not only Istanbul or Turkey but of the entire world. Of course, there are other things augmenting the beauty of the Bosphorus: dolphins swimming, dipping and rising merrily, pavilions and palaces reflecting the grandeur of the history, ferries shuttling between two continents… However, there is such a period every year that bright hues of pink and fuchsia merge in the blue of the Bosphorus, and deliver a feast for the eyes.

Dillere destan güzelliğiyle Boğaz, sadece İstanbul’un ya da Türkiye’nin değil, dünyanın da en güzel noktalarından bir tanesi. Boğaz’ın güzelliğine güzellik katan başka şeyler de var elbet. Neşeyle yüzen ve suya bir dalıp bir çıkan yunuslar, tarihin görkemini yansıtan kasır ve saraylar, bir kıtadan diğerine mekik dokuyan vapurlar… Ancak her yıl bir dönem var ki parlak pembe, fuşya tonları Boğaz’ın mavisine karşır, gözlere bir ziyafet yaşatır.

tumblr_nntwyrZCvn1ttslr8o1_1280

Just like every year, the Judas trees, which are the symbol of the Bosphorus, have begun to bloom since the mid-April. Endemic to this region, the Judas trees are also the material in historic events. Reportedly, Judas, one of the 12 apostles of Jesus Christ, deeply regrets what he has done after his betrayal. Unable to bear this remorse, Judas eventually hangs himself on a cercis tree. From that day on, the cercis, which had been white-flowered previously, acquires its present-day color because of shame.

Her sene olduğu gibi bu sene de Nisan ayının ortasından itibaren Boğaz’ın sembolü erguvanlar çiçeklenmeye başladı. Bu bölgede kendiliğinden yetişen erguvanlar tarihi olaylara da malzeme olmuşlar. Anlatılanlara göre Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan Yehuda, ihanetinin ardından yaptıklarından çok pişman olur. Bu duruma dayanamayan Yehuda sonunda kendisini bir erguvan ağacına asar. O günden sonra beyaz yapraklı erguvanlar utançlarından bugünkü renklerini alır.

bogazici-university-bosphorus-judas-tree-erguvan-e1488840676100

You’ve got time until mid-May to see the Judas trees of the Bosphorus. Make sure not to miss the most beautiful colors of spring in Istanbul: the beauty of the Judas trees with bright hues ranging from pink to purple.

Boğaz erguvanlarını izlemek için mayıs ayının ortasına kadar vaktiniz var. İstanbul’da baharın en güzel renklerini, pembe ile mor arasında gidip gelen parlak tonlarıyla erguvanların güzelliğini sakın kaçırmayın.

0
MIDTOWN HOTEL IS THE BEST PLACE TO ENJOY ARTICHOKE FULLY!
Posted 12 Nisan 2017 / By MidtownHotelBlog / Genel

Upon arrival of spring, the market stalls have started to become colorful thoroughly. Full green plums and strawberries always draw attention, but the secret hero of the stall must be artichoke thanks to its flavor and contributions to healthy life.

Baharın gelişiyle tezgahlar iyiden iyiye renklenmeye başladı. Yemyeşil erikler ve kırmızı çilekler her zaman ilgi çekmeyi başarıyor ancak tezgahın gizli kahramanı lezzeti ve sağlıklı yaşama katkıları sayesinde enginar olmalı.

artichoke

Artichoke purifies the blood and relieves tiredness by driving toxic substances from the body. The studies conducted have revealed that the artichoke is beneficial for the heart as well as the digestive system, enables the heart to run more easily by strengthening the heart muscles, reduces cholesterol and triglyceride, and fights arterial stiffness.

Enginar kanı temizler, toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlayarak yorgunluğu giderir. Yapılan araştırmalarda, enginarın sindirim sisteminin yanı sıra kalp için de yararlı olduğu, kalp kaslarını güçlendirerek kalbin daha rahat çalışmasını sağladığı, kolestrolü ve trigliseridi düşürdüğü ve damar sertliğine iyi geldiği saptanmıştır.

e-ginar

In addition to all these, artichoke busts the “healthy products are tasteless” myth, because the chefs of Midtown Hotel cook artichoke meals each of which is more delicious than the others. Baked artichoke soup, artichokes in oil, Caesar salad with crispy artichoke and green apple, artichoke stuffed with beefsteak, casserole with canal shrimp and artichoke and penne macaroni with artichoke awaits you Midtown Hotel, More Restaurant throughout April.

Enginar, tüm bunlara ek olarak “sağlıklı ürünler lezzetsizdir” mitini de bir kenara atıyor. Çünkü Midtown Hotel şefleri enginar ile birbirinden lezzetli yemekler yapıyor. Fırınlanmış enginar çorbası, zeytinyağlı enginar, çıtır enginarlı yeşil elmalı Sezar salata, biftekli enginar dolması, kanal karidesli enginarlı güveç ve enginarlı penne makarna Nisan ayı boyunca Midtown Hotel, More Restaurant’ta sizleri bekliyor.